Nisan ayı enflasyonunun yüzde 4,18 olarak açıklandığını, Ocak-Nisan döneminde ise enflasyonun yüzde 14,64’e ulaştığını hatırlatan Coşkun, 8. Dönem Toplu Sözleşme kapsamında 2026 yılının ilk 6 ayı için verilen yüzde 11’lik zammın enflasyon karşısında yetersiz kaldığını belirtti. Coşkun, daha yılın ilk aylarında yüzde 3,28 oranında enflasyon farkı oluştuğunu ifade etti.
Mart ayından itibaren akaryakıt fiyatlarında yaşanan artışların yanı sıra, Nisan ayında doğalgaz ve elektriğe yapılan yüzde 25’lik zamların vatandaşın bütçesine doğrudan yansıdığını dile getiren Coşkun, özellikle giyim, konut ve ulaştırma kalemlerindeki artışların enflasyonu yukarı çektiğini vurguladı.
Yılın ilk dört ayında gerçekleşen enflasyonun, 2026 yılı için öngörülen hedefe neredeyse ulaştığını kaydeden Coşkun, kamu işvereninin enflasyon hedeflerini güncellediği gibi memur maaşlarını da güncellemesi gerektiğini söyledi.
Coşkun açıklamasında, “Hedeflenen enflasyon tutmadıysa bunun bedelini sabit gelirli kamu görevlileri ödememelidir. Enflasyon hedefi revize ediliyorsa maaşlar da aynı şekilde revize edilmelidir” ifadelerini kullandı.
Bütçe gerçekleşmelerine de değinen Coşkun, emeğe ayrılması gereken payın yeterli olmadığını savunarak, “Bütçeyi büyüten emekçilerin payının küçültülmesi sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmamaktadır” dedi.
Kamu kurumlarında huzursuzluğun arttığını ve alım gücünün düştüğünü belirten Coşkun, çözümün net olduğunu vurgulayarak, “Seyyanen zam verilerek hem mağduriyet giderilmeli hem de süregelen tartışmalar sona erdirilmelidir” çağrısında bulundu.






