Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü'nün Göbeklitepe’yle ilgili yorumuna tepkiler gelmeye devam ediyor.Eski bürokratlardan Elazığlı Veteriner hekim Rüştü Emir, ‘Neden bazı din adamları Göbeklitepe'den rahatsız oluyor? Neden arkeoloji bazı çevrelerde panik oluşturuyor? Kur'an bu tartışmanın neresinde duruyor?’ gibi sorulara yanıt niteliğinde dikkat çekici bir yorum paylaştı, dolaylı yoldan Cübbeli'yi eleştirdi.
Sembolik sanat var. Organizasyon var. Ama henüz bildiğimiz anlamda şehir yok.
Yani insanlar düşündüğümüzden çok daha erken dönemlerde karmaşık toplumsal yapılar kurabiliyormuş. İnsanlık tarihine dair bilgilerimiz genişledi.Eğer insanlık tarihi sadece 6-7 bin yıl öncesine gidiyorsa... 11.500 yıllık Göbeklitepe'yi nereye koyacağız?Eğer Nuh Tufanı bütün dünyayı kapladıysa tufandan önceki kültürlerin izleri neden duruyor?
Eğer insanlık tarihi sanıldığından çok daha kısa ise... Bu kadar eski yerleşimler ne olacak?
İşte problem burada ortaya çıkıyor.Arkeoloji bazı geleneksel kronolojilerle çatışıyor.Ama dikkat edin... Kur'an ile değil. Geleneksel yorumlarla.İşte burada çok ilginç bir nokta var.Eğer Kur'an da Tevrat gibi ayrıntılı tarihler verseydi...Bugün arkeolojik bulgularla çatışma ihtimali ortaya çıkabilirdi.
Ama Kur'an bu tuzağa düşmüyor.Kur'an: "Şu yıl oldu." demiyor."Şu tarihte yaşandı." demiyor."İnsanlığın yaşı budur." demiyor.Böylece yeni keşifler Kur'an'ı değil, insanların yorumlarını sınamış oluyor.Bu gerçekten dikkat çekici bir durumdur.
O şema yıkılırsa bütün yapı çökecek sanılıyor.Bu yüzden: Evrim korkusu, Jeoloji korkusu, Kozmoloji korkusu, Arkeoloji korkusu
ortaya çıkıyor. Yeni bir keşif çıktığında hemen savunma refleksi başlıyor.
Çünkü insanlar vahiyi değil, yorumlarını korumaya çalışıyorlar.
İnsanlık tarihi hakkında bildiklerimiz sınırlıdır.
Her yeni keşif bizi şaşırtabilir.
Ama aynı zamanda başka bir şey daha öğretiyor:
Kur'an'ın söylemediği şeyleri Kur'an söylemiş gibi anlatırsanız...
Bir gün arkeoloji gelir ve o anlatıları sorgular.
İnsanlar da zanneder ki din çöküyor.
Oysa çöken din değil...
İnsanların ürettiği tarih şemalarıdır.
GÖBEKLİTEPE TARİHİ DEĞİŞTİRDİ
Emir, Göbeklitepe’nin yaklaşık MÖ 9600'lere yani günümüzden yaklaşık 11.500-12.000 yıl öncesine tarihlendiğine dikkat çekerek, şu yorumu yaptı:‘’Uzun yıllar boyunca tarihçiler şöyle düşünüyordu: Önce tarım başladı. Sonra köyler kuruldu. Sonra şehirler ortaya çıktı. Sonra tapınaklar yapıldı. Göbeklitepe bu sıralamayı sarstı. Çünkü burada son derece gelişmiş taş işçiliği var. Devasa dikili taşlar var.Sembolik sanat var. Organizasyon var. Ama henüz bildiğimiz anlamda şehir yok.
Yani insanlar düşündüğümüzden çok daha erken dönemlerde karmaşık toplumsal yapılar kurabiliyormuş. İnsanlık tarihine dair bilgilerimiz genişledi.Eğer insanlık tarihi sadece 6-7 bin yıl öncesine gidiyorsa... 11.500 yıllık Göbeklitepe'yi nereye koyacağız?Eğer Nuh Tufanı bütün dünyayı kapladıysa tufandan önceki kültürlerin izleri neden duruyor?
Eğer insanlık tarihi sanıldığından çok daha kısa ise... Bu kadar eski yerleşimler ne olacak?
İşte problem burada ortaya çıkıyor.Arkeoloji bazı geleneksel kronolojilerle çatışıyor.Ama dikkat edin... Kur'an ile değil. Geleneksel yorumlarla.İşte burada çok ilginç bir nokta var.Eğer Kur'an da Tevrat gibi ayrıntılı tarihler verseydi...Bugün arkeolojik bulgularla çatışma ihtimali ortaya çıkabilirdi.
Ama Kur'an bu tuzağa düşmüyor.Kur'an: "Şu yıl oldu." demiyor."Şu tarihte yaşandı." demiyor."İnsanlığın yaşı budur." demiyor.Böylece yeni keşifler Kur'an'ı değil, insanların yorumlarını sınamış oluyor.Bu gerçekten dikkat çekici bir durumdur.
BİLİMDEN NEDEN KORKULUYOR?
Çünkü bazı inanç sistemleri belirli tarih şemalarına bağlanmış durumda.O şema yıkılırsa bütün yapı çökecek sanılıyor.Bu yüzden: Evrim korkusu, Jeoloji korkusu, Kozmoloji korkusu, Arkeoloji korkusu
ortaya çıkıyor. Yeni bir keşif çıktığında hemen savunma refleksi başlıyor.
Çünkü insanlar vahiyi değil, yorumlarını korumaya çalışıyorlar.
GÖBEKLİTEPE'NİN VERDİĞİ DERS
Göbeklitepe bize şunu öğretiyor:İnsanlık tarihi hakkında bildiklerimiz sınırlıdır.
Her yeni keşif bizi şaşırtabilir.
Ama aynı zamanda başka bir şey daha öğretiyor:
Kur'an'ın söylemediği şeyleri Kur'an söylemiş gibi anlatırsanız...
Bir gün arkeoloji gelir ve o anlatıları sorgular.
İnsanlar da zanneder ki din çöküyor.
Oysa çöken din değil...
İnsanların ürettiği tarih şemalarıdır.









