6 Şubat'ta 9 saat arayla gerçekleşen Kahramanmaraş depremleri Urfa2da tarihi yapılara büyük zarar verdi.Hasarın boyutu konusunda detaylı açıklama yapılmadı ancak Urfa sokakları gezildiğinde bu açı açık görülüyor. 'Urfa'nın gezen yazarı Mehmet Sarmış' , eski Urfa sokaklarını gezip izlenimlerini sosyal medya hesabında paylaşıyor. Sarmış'ın gözlemleri özetle şöyle: '' Deprem Damakhane Camisinin güzelim minaresini ortasından yıkmış. Yaklaşık 450 yıllık bir eserin hali hüzün verici. Düşen taşların kabaltının üstüne de zarar verdiği anlaşılıyor. İki sıra taş sökülmüş. Bütün taşlar, muhtemelen onarım sırasında değerlendirilmek üzere caminin avlusuna taşınmış.Oradan Pınarbaşı Mahallesi'nin içerisine doğru ilerledim. Hızanoğlu Kabaltısı'ndan geçip Hızanoğlu Camii'ne ulaştım. Caminin doğusundaki Cincıhlı Hamam da var.BİR ZAMANLARIN EN RAĞBET GÖREN HAMAMIYDIKubbesindeki camlardan dolayı bu adı almış olan hamam Urfa'nın en eski ve en tanınmış hamamlarından biri. Geçmişinin 16. Yüzyıl başlarına kadar çıktığına dair rivayetler var. Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde bile adı geçiyor.Bir zamanlar gelin hamamı, güveği hamamı, doğdu hamamı, sünnet hamamı için en çok rağbet gören hamammış. Son zamanlarda bütün diğer hamamlar gibi eski havası yoktu ama yine de çalışıyordu.
Görülüyor ki deprem ağır bir darbe vurmuş. Batı duvarı, güneybatı köşesi göçmüş. İçerisi ne durumdadır, öğrenemedim.Tabii ki kapalı. İnşallah kısa zamanda restorasyonu yapılır.BIÇAKÇI MEYDANININ DOĞU TARAFI DEPREMDEN ÇOK ETKİLENMİŞÇarşıların arasından geçip Mevlana Camii önünden Divanyolu Caddesi'ne çıktım.Ara sokaklardan Bıçakçı Mahallesi'ne geçip Bıçakçı Meydanı'na ulaştım.Eski Urfa'nın en meşhur meydanlarından.Meydanın doğu tarafında epey tahribat var. Yıkılan yerlerin onarımına başlanmış.Karşımda İmam Sekkaki Camii. 1523 tarihli bu küçük ve güzel camiyi ilk defa Eski Urfa yürüyüşlerim sırasında görmüştüm.Hedefimde önce Ulu Cami var.ULU CAMİNİN MİNBERİ ÇÖKTÜĞÜ İÇİN İBADETE KAPALIUrfa’nın en eski, en büyük, en ünlü camilerinden biri. Eski bir sinagog iken 5. asırda St. Stephon adıyla kiliseye dönüştürüldüğü, kırmızı renkteki mermer sütunların çok olması sebebiyle "Kızıl Kilise" olarak da adlandırıldığı söylenir. Urfa’yı Haçlı Kontluğundan alan Zengiler zamanında, 1170-1175 yıllarında kilise üzerine inşa edilmiştir.Bu cami ile ilgili anlatılacak çok şey var.Hz. İsa'nın mendilinin atıldığı su kuyusu, avlusundaki Mevlana Halid-i Bağdadi'nin küçük oğlunun mezarı, güneş saati, Roma dönemi sütun başlıkları, "Karanlık Kapı" diye meşhur Roma döneminden kalma kuzey kapısı ve daha birçok şey.Fakat ben sadece depremden etkilenen yanlarını anlatacağım.Caminin minberi çöktüğü için doğu kısmı ibadete kapalı. Genel olarak bir tehlike olmadığı için batı kısmı açık. Bu yüzden minber kısmında onarım çalışmaları hemen başlamış.Çok alışkın olmadığımız için böyle hızlı uygulamalar bizi sevindiriyor.Keşke her işimizi böyle yapabilsek.Caminin en az kendisi kadar meşhur olan minaresi ise maalesef o kadar şanslı değil.Kilise zamanının çan kulesi. Cumhuriyet'in ilk yıllarında üzerine saat ilave edilerek aynı zamanda şehrin saat kulesine dönüşürülmüş. Saatin üzerine kondurulan ilginç külahı uzaktan fötr şapkayı andırıyor. Andırıyordu demem lazım.Eski Urfa'nın en yüksek noktası olduğu için en uzak yerlerden bile görünür, Ramazan aylarında iftar topu buradan atıldığı için de akşama doğru herkesin gözü buraya çevrilirdi.Herkes gibi benim de hatıralarımda önemli bir yeri olan minarenin bu akibetine çok üzüldüm.
Etrafı her ihtimale karşı sac tentelerle boydan boya çevrilmiş.Avlusundaki mimarisi Mimar Cevher İlhan'a, yazıları Hattat Mehmet Ali Caduk'a ait şadırvan da olduğu yere tamamen çökmüş.Yazık olmuş.Caminin doğuya açılan kapısı kapalı. Hemen bitişiğindeki medreseden yol verilmiş.DEPREMDEN KARAMEYDANI CAMİSİ DA NASİBİNİ ALMIŞAz yukarıda Urfalıların Karameydanı Camii olarak andığı Hüseyin Paşa Camii.
1728 yılında devrin Urfa Valisi Darendeli Hüseyin Paşa tarafından yaptırılmış. Yolun ortasındaki bu küçük ve güzel cami de depremden nasibini almış. İbadete kapalı.Urfa'nın en meşhur camilerinden. Bediüzzaman Mezarlığına defnedilecek olan cenazelerin çoğunun namazı burada kılınır.Caminin ana caddeye bakan doğu kapısı depremden dolayı kapalı.Kuzey kapısından girdim. Harim kısmı mühürlü. İçeriye girme imkanı bulamadığım için nasıl bir HASAR olduğunu anlayamadım.Biraz daha yukarı çıkınca Yusuf Paşa Camii...
1710 yılında Urfa-Rakka Valisi Yusuf Paşa tarafından yaptırılmış.
Urfa'nın en meşhur camilerinden. Bediüzzaman Mezarlığına defnedilecek olan cenazelerin çoğunun namazı burada kılınır.
Caminin ana caddeye bakan doğu kapısı depremden dolayı kapalı.
Kuzey kapısından girdim. Harim kısmı mühürlü. İçeriye girme imkanı bulamadığım için nasıl bir hasar olduğunu anlayamadım.''
Görülüyor ki deprem ağır bir darbe vurmuş. Batı duvarı, güneybatı köşesi göçmüş. İçerisi ne durumdadır, öğrenemedim.Tabii ki kapalı. İnşallah kısa zamanda restorasyonu yapılır.BIÇAKÇI MEYDANININ DOĞU TARAFI DEPREMDEN ÇOK ETKİLENMİŞÇarşıların arasından geçip Mevlana Camii önünden Divanyolu Caddesi'ne çıktım.Ara sokaklardan Bıçakçı Mahallesi'ne geçip Bıçakçı Meydanı'na ulaştım.Eski Urfa'nın en meşhur meydanlarından.Meydanın doğu tarafında epey tahribat var. Yıkılan yerlerin onarımına başlanmış.Karşımda İmam Sekkaki Camii. 1523 tarihli bu küçük ve güzel camiyi ilk defa Eski Urfa yürüyüşlerim sırasında görmüştüm.Hedefimde önce Ulu Cami var.ULU CAMİNİN MİNBERİ ÇÖKTÜĞÜ İÇİN İBADETE KAPALIUrfa’nın en eski, en büyük, en ünlü camilerinden biri. Eski bir sinagog iken 5. asırda St. Stephon adıyla kiliseye dönüştürüldüğü, kırmızı renkteki mermer sütunların çok olması sebebiyle "Kızıl Kilise" olarak da adlandırıldığı söylenir. Urfa’yı Haçlı Kontluğundan alan Zengiler zamanında, 1170-1175 yıllarında kilise üzerine inşa edilmiştir.Bu cami ile ilgili anlatılacak çok şey var.Hz. İsa'nın mendilinin atıldığı su kuyusu, avlusundaki Mevlana Halid-i Bağdadi'nin küçük oğlunun mezarı, güneş saati, Roma dönemi sütun başlıkları, "Karanlık Kapı" diye meşhur Roma döneminden kalma kuzey kapısı ve daha birçok şey.Fakat ben sadece depremden etkilenen yanlarını anlatacağım.Caminin minberi çöktüğü için doğu kısmı ibadete kapalı. Genel olarak bir tehlike olmadığı için batı kısmı açık. Bu yüzden minber kısmında onarım çalışmaları hemen başlamış.Çok alışkın olmadığımız için böyle hızlı uygulamalar bizi sevindiriyor.Keşke her işimizi böyle yapabilsek.Caminin en az kendisi kadar meşhur olan minaresi ise maalesef o kadar şanslı değil.Kilise zamanının çan kulesi. Cumhuriyet'in ilk yıllarında üzerine saat ilave edilerek aynı zamanda şehrin saat kulesine dönüşürülmüş. Saatin üzerine kondurulan ilginç külahı uzaktan fötr şapkayı andırıyor. Andırıyordu demem lazım.Eski Urfa'nın en yüksek noktası olduğu için en uzak yerlerden bile görünür, Ramazan aylarında iftar topu buradan atıldığı için de akşama doğru herkesin gözü buraya çevrilirdi.Herkes gibi benim de hatıralarımda önemli bir yeri olan minarenin bu akibetine çok üzüldüm.
Etrafı her ihtimale karşı sac tentelerle boydan boya çevrilmiş.Avlusundaki mimarisi Mimar Cevher İlhan'a, yazıları Hattat Mehmet Ali Caduk'a ait şadırvan da olduğu yere tamamen çökmüş.Yazık olmuş.Caminin doğuya açılan kapısı kapalı. Hemen bitişiğindeki medreseden yol verilmiş.DEPREMDEN KARAMEYDANI CAMİSİ DA NASİBİNİ ALMIŞAz yukarıda Urfalıların Karameydanı Camii olarak andığı Hüseyin Paşa Camii.
1728 yılında devrin Urfa Valisi Darendeli Hüseyin Paşa tarafından yaptırılmış. Yolun ortasındaki bu küçük ve güzel cami de depremden nasibini almış. İbadete kapalı.Urfa'nın en meşhur camilerinden. Bediüzzaman Mezarlığına defnedilecek olan cenazelerin çoğunun namazı burada kılınır.Caminin ana caddeye bakan doğu kapısı depremden dolayı kapalı.Kuzey kapısından girdim. Harim kısmı mühürlü. İçeriye girme imkanı bulamadığım için nasıl bir HASAR olduğunu anlayamadım.Biraz daha yukarı çıkınca Yusuf Paşa Camii...
1710 yılında Urfa-Rakka Valisi Yusuf Paşa tarafından yaptırılmış.
Urfa'nın en meşhur camilerinden. Bediüzzaman Mezarlığına defnedilecek olan cenazelerin çoğunun namazı burada kılınır.
Caminin ana caddeye bakan doğu kapısı depremden dolayı kapalı.
Kuzey kapısından girdim. Harim kısmı mühürlü. İçeriye girme imkanı bulamadığım için nasıl bir hasar olduğunu anlayamadım.''






