'Öyle olsa Urfa'ya artık hiç gidemezdim.'

Ak Parti'den ve Milletvekilliğinden istifa edip İyi Parti'ye geçen Fakıbaba, bu karardan sona çok rahatladığını tekrarladı: ''Milletvekilliğinden istifa etmeden İyi Parti'ye geçseydim, Urfa'ya bir daha gidemez, insanların yüzüne bakamazdım'

İyi Parti Genel Başkan Başdanışmanı Dr.Ahmet Eşref Fakıbaba CHP, İyi Parti, Saadet Partisi, DEVA Partisi, Gelecek Partisi ve Demokrat Parti'den oluşan 6'lı masayı Türkiye'nin bir sigortası olarak gördüğünü söyledi.

Fakıbaba, Time 35'te 'Mustafa Tübcel'le Güne Dair' programına konuk oldu, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ak Parti'den ayrılma gerekçelerini bir kez daha anlatan Fakıbaba, ''İnsanların ötekileştirilmesine karşıyım. İstişareye önem veren biriyim. Bu anlamda çok mücadele verdim. Hiç bir zaman vefasızlık göstermedim. İnsanlar halkın refahını düşünüyorsa, ayrım yapmaksızın onları mutlu edebiliyorsa, insanları ayrıştırmıyorsa  siyaset yapmalıdır. Siyasete giriyorsa zamanla mal varlığında azalma olması lazım. Halkın refahı siyasetçinin mutluluğudur.'' dedi.

Fakıbaba'nın açıklamalarından bazı satır başları şöyle:

''Yaklaşık 20 yıl Ak Parti'ye hizmet ettim. Çok düzgün arkadaşlarım oldu, yanlış yapanlar da oldu. Bunları partinin en üst kademelerine ilettim. Kimsenin beni haksız bulacağını zannetmiyorum. Sözümüzün itibar görmediği bir yerde daha fazla duramazdım.

Benim dediğim doğrudur olmaz, önemli olan istişare etmek. 

Ekran karşısında rahat bir şekilde konuşamıyorduk, içeride küçük grup halinde konuşurken etkili olduğuma inanıyordum. sonradan hiç etkili olmadığımı gördüm. Çünkü konuştuklarımın hiç biri kabul görmedi. 

Vekiller atamayla göreve geliyor, bu yanlış. Adayları halkın belirlemesi lazım. Özal döneminde tercihli bir sistem vardı, Siyasi Partiler yasasını bu anlamda düzeltmek gerekiyor.

Şayet Parlamenter sisteme geçilir, Milletvekili aday tespitinde seçmenin görüşüne itibar edilirse işte o zaman problemler, çözüm yolları çok daha rahat bir şekilde üst kademelere iletilir, O ilettiğiniz insanlar da sizi dinlemek zorunda hissederler kendilerini..

Siyasiler ülke için vardır, insanlar için vardır. Yanlış yapıldığı zaman nasıl parti milletvekilini, üyesini ihraç ediyorsa, parti de yanlış yaptığı zaman milletvekili ya da o üye partiyi ihraç edebilmeli. Biz bunu yakaladığımız zaman Siyasi Partiler Kanununda gerekli değişiklikler olduğu zaman emin olun Türkiye çok daha farklı bir yerde olur. 

Milletvekilliğinden istifa etmeden İyi Parti'ye geçseydim herhalde Urfa'da rahatça dolaşamazdım. İnsanlar, 'Biz Ak Partili olduğun için sana oy verdik siz oylarımızı İyi Parti'ye götürdünüz' dediğinde yüzlerine bakamazdım.. Milletvekili kimliğiyle İyi Parti'ye geçseydim, büyük bir eziklik hissederdim. Para yerine konulur ama kaybettiğiniz itibarı hiç bir zaman yerine koyamazsın. 

Sokakta İyi Parti'nin iktidara gelişinin ayak seslerini duyuyorum. 

6'lı masayı demokrasi masası olarak görüyorum. Türkiye'nin bir mozaiği bu. Milliyetçiyim dedim ama Türkiye Milliyetçisi, Dar bir tabana sıkışmış bir Milliyetçiliğim yok, asla olmadı. Demokratım, Muhafazakarım dedim. Altılı masaya baktığınızda hepsini görebilirsiniz. Her vatandaş o masaya baktığında kendinden birilerini görüyor.

6'lı masa birlikteliğini daha da  iyi geliştirip halkın karşısına  'Arkadaşlar biz farklı partiler olabiliriz ama bizim kendi Anayasamız budur, geldiğimiz zaman yargıda şunu yapacağız, Eğitimde bunu yapacağız, ulaşımda bunu yapacağız, tarımda bunu yapacağız' diye bir anlaşma metniyle hükümet programıyla halkın karşısına çıkması gerekmektedir. 

Aday tabi ki önemli ama bana göre insanların boyu uzun boyu kısa, yok kiloluydu, falandı filandı değil, program nasıl olacak? Ben emekli olarak nasıl yaşayacağım? Sorunlarım nasıl hallolacak? Bunları ortaya koymamız lazım.

Mutlaka bu programa uygun bir aday olacak. Rusya'dan ya da Amerika'dan gelmeyecek bu aday.

6'lı masayı insanların iyi ki bu ülkede yaşıyorum diyeceği Türkiye'nin sigortası olarak görüyorum.

Şu anda Sağlık sistemini hiç beğenmiyorum. eğer bir hasta siyasetçiden randevu alma konusunda yardım alıyorsa, bir hekim eğer günde 100'e yakın hastaya bakıyorsa hastane binası ne kadar iyi olursa olsun burada bir rahatsızlık var demektir. Hele bir kanser hastası Emar için 1-2 ay sıra bekliyor, sonucunu da 2-3 hafta bekliyorsa orada bir sıkıntı var demektir. 

Halkımızın büyük bölümü Cumhurbaşkanlığı sistemiyle Türkiye'nin bir yere varamadığını gördü. Bu nedenle yapılan tüm anketlerde halkın Güçlendirilmiş Parlamenter sistemi istediği görülüyor. ''

Fakıbaba, Urfa'ya ne zaman gideceğine ilişkin bir soruya ise, 'Bu konuda program hazırlıyoruz. Meral hanımla birlikte gelmeyi düşünüyorum. Henüz tarih belli olmadı' dedi. 

18 Kas 2022 - 15:52 Şanliurfa/ Şanliurfa- Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Urfabir Haber Ajansı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Urfabir Haber Ajansı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Urfabir Haber Ajansı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Urfabir Haber Ajansı değil haberi geçen ajanstır.